ALS hastalığı erkeklerde daha sık görülüyor

04.07.2022 23:21 Son Güncelleme: 04.07.2022 23:21Haber Deposu: DHA Prof. Dr. Hulusi Keçeci, ilk başlarda meşhur beyzbol oyuncusu Lou Gehring’e tanı konulması sebebiyle onun ismiyle anılan hastalığın ondan sonra tıbbi terminolojide Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) tanımlaması ile kullanılmaya başlandığını söylemiş oldu. ALS’nin beyin ve omurilikteki kas kontrolünden görevli motor nöron denilen hücrelerin ilerleyici tahribatı ile seyreden bir hastalık bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Hulusi Keçeci, “Hastalık çoğu zaman kaslarda seğirme ve güçsüzlük ile adım atar, ilerleyici olduğunda zaman içinde kas sistemi tutularak ağır kas erimelerine birçok klinik bulgunun ortaya çıkmasına niçin olur. Hastalar içinde bu tutuluş bölgesi ve zamansal ilerleyiş de farklılıklar izah edebilir” diye konuştu.
BU BULGULAR GÖZ ARDI EDİLMEMELİ Prof. Dr. Hulusi Keçeci, hastalıkta çoğu zaman görülen klinik bulguları şöyleki sıraladı: “Günlük aktivitelerde zorlanma, “Yürümede zorlanma, kimi zaman düşmeler, “Bacaklarda diz ve ayak kaslarında güçsüzlük, “El kaslarında güçsüzlük ve beceriksizlik, “Konuşmada güçlük, “Yutma güçlüğü, “Çiğneme güçlüğü, “Solunum güçlüğü, “Kaslarda seğirmeler ve kramplar, “Uygunsuz ağlama- gülme atakları.”
İLERİ DÖNEMLERDE DÜŞÜNSEL ANORMALLİKLER GÖRÜLEBİLİR
İleri dönemlerde düşünsel ve davranışsal anormallikler görülebileceğini de dile getiren Prof. Dr. Keçeci, hastalarda mesane ve bağırsak sisteminde tutulum olmadığını ve duyu sisteminin düzgüsel bulunduğunu belirtti.
GENELLİKLE 55-70 YAŞ ARALIĞINDA ORTAYA ÇIKABİLİR
Hastalığın esas olarak beyinden kaslara verilen elektriki komutun omuriliğin ön bölümünde yer edinen motor nöronlarının tahribatı sebebiyle işlevini yerine getirememesine dayandığını ifade eden Prof. Dr. Keçeci, şu detayları paylaştı: “Kaslar bu komuttan yoksun kaldıklarında beyin tarafınca denetim edilemezler ve kullanılamadıklarında kas erimesi gerçekleşir. Bu tahribatın sebebi tam olarak kim bilir, sadece suçlanan bazı faktörler vardır. Hastaların yüzde 5-10 kadarı kalıtsal olabilir, erkeklerde birazcık daha yüksek oranda görülür. Çoğu zaman 55-70 yaşlarında ortaya çıkar, sigara bir risk faktörü olarak görülür. Çevresel faktörler toksinlere, metallere ve kimyasallara maruz kalmanın riski artırdığı düşünülür” açıklamasında bulunmuş oldu.
AYIRICI TANI AÇISINDAN FARKLI TETKİKLER YAPILABİLİR
Hastalığın tanısının büyük seviyede muayene bulgularına ve EMG tetkiklerine dayandığını vurgulayan Prof. Dr. Keçeci, “Sinir hız ölçümleri ve kasların fizyolojik aktivitelerinin incelenmesi tanıyı büyük seviyede koydurur. Ender durumlarda bilhassa ayırıcı tanı açısından MRI, kan, idrar tetkikleri ve kimi zaman kas biyopsisi gerekebilir” şeklinde konuştu.
SEĞİRME SIK RASTLANAN BİR DURUMDUR
Ayırıcı tanı koymanın ALS hastalığında son aşama mühim bulunduğunun altını çizen Prof. Dr. Hulusi Keçeci, “Başka hastalıklarla bilhassa tedavi şansı yüksek olan hastalıklardan ayırt etmek gerekir. Her yıl 50 bin insanda 1 oranında görülen ender bir hastalıktır. Sadece bilhassa seğirme sık rastlanan bir durum olduğundan, bu kişiler ALS endişesi taşırlar, bu kaygı nörolojik muayene ve EMG incelemesi ile giderilebilir” ifadelerini kullandı.
HASTALIĞI YAVAŞLATAN TEDAVİLER MEVCUTTUR
Hastalığın tam bir tedavisi olmadığını söyleyen Prof. Dr. Hulusi Keçeci “Sadece hastalığı yavaşlatan tedaviler mevcuttur. Bunun yanı sıra hastaların şikâyetlerine yönelik destek tedavileri ehemmiyet kazanmaktadır. Fizik tedavi, beslenme desteği ve solunum desteği hastaların konforunu artırmada ve yaşam sürelerini uzatma da etkilidir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Son Dakika Haberler